|
GECENİN GİZİ
Dinledim gecenin gizini
Anlattıklarını çözmeye
Verdiği mesajları
Anladımki gece gizliden insanlara ağlıyor
Yıldızları seyre daldım
Aralarında neler
yaptıklarını
Neden bazen parlayıp bazen söndüklerini
Anladımki aralarından biri kayınca
Matemden söndüklerini
Ayı gördüm bazen hilal bazen yarım bazen dolunay
Hilalde insanlara sevgi
Yarımda düşünce affı
Dolunayda artık kızgınlığından insanlara
Sevgiyi,düşünceyi,affı bilemediklerinden
Kendine göre eylem yaptığını
Anladım,anladımki
Gece gizliden insanların haline
İçli içli ağladığını |
|
İNSAN İSTERİM İNSAN OLMAYA YETEN
İnsan isterim
insan olmaya yeten
Bir tebessüm isterim gözlerden
Kâlplerden dillere dökülen bir sevgi isterim
Korkmadan denebilecek iki kelime
Sınırsızca denmeli
Yırtmalı dün engelleri
Aşmalı duvarları
Akmalı deniz gibi
Taşmalı volkan gibi
Akmalı yüreklerden dillere
Utanmadan haykırmalı o iki kelimeyi
Biraz da utanmalı, kızarmalı yüz
O kelimenin ağırlığı altında ezilmeli insan
Denişte bile o yük taşınmalı
Denmesin ki o iki kelime o gerçek anlamını bulmalı
Taşınmalı ki herkese denmesin
Bulmalı ki gerçek hak ettiği yürekte sonsuza kadar kalmalı
Biraz çocukça, biraz da savunmasız olmalı insan
O kelime onlar kadar saf olmalı sade
Yavan, biraz da ulaşılmaz olmalı
Her an söylenebilecek ama herkese denmeyecek kadar da gururlu
Biraz da mağrur olmalı insan
Doğru insana dendiğinde o gururu taşımalı insan
Kalbinin mağrurluğunu duymalı insan
Biraz masalımsı olmalı biraz da düşsü
Masal kadar uzak, bir düş kadar yakın olmalı insana
İnsan o kelimeyi hissettiğinde sıcacık olmalı kalbi
O sıcaklıkta kendini bulmalı, içmeden sarhoş olmalı
Ayık ve de sarhoş olmalı
Tezatları yaşamalı insan
Tezatlarla o kelimeyi her dediğinde yeniden yaşıyor olmalı
Yaşadığı insan tek olmalı
O kelimeyi her defasında aynı kişiye demeli, onda yaşamalı
Tüm tezatları, tüm sınırları
O sıcaklıkla o kişiye duyduğu aşkı ilk defa yaşıyor olmalı
Her SENİ SEVİYORUM dediğinde o kişiye ilk kez diyor kadar
Utanmalı kalbi, bir kelebek kadar titremeli
Serçe kadar savunmasız olmalı
Her deyişinde sarılmalı o kişiye, bulduğu tek limana
O liman doğru olmalı, hissetmeli insan
O zaman insan olduğunu |
|
EY
YABANCI
Ömürden sana
bir beyaz sayfa veriyorum ey yabancı
Gözlerimde parıltı
Yüreğimde bir tutam sevgi
Dudaklarımdan seviyorum kelimesi
Ses tonumda biraz utangaçlık, biraz da şımarıklık
Yüzümde biraz masumiyet
Kalbimde bir bahar akşamı gibi garip rüzgâr
Biraz üşüyen titrek bir beden
Yabancı kalmış asi ruh
Ömürden sana bir beyaz sayfa veriyorum ey yabancı
Alır mısın onu
Alır da o emaneti saklar mısın
Yüreğinde kalması için elinden geleni yapar
Bu küçük kalmış sevgiyi büyütür müsün
Kimse bulup da zarar vermesin diyerek
Kutsal görüp gizler misin
Sana ömrümden versem katar mısın kendi ömrüne
Kendi ömrün gibi görüp de sevgiyle yaklaşır mısın
Sevgini masumiyetini, utangaçlık titrekliğini versem
Kendi sevgin gibi kanatların altına alır mısın ey yabancı
Al o zaman ömrümü, sevgimi ve de açılmamış tüm beyaz sayfaları
Al kat kendine
Senin olsun sevgim de ömrüm de |