Ana Sayfa
Şiirleriniz
Hikayeleriniz
Sözleriniz
Şiirlerim
Ünlü Şairler
Sevgi Sözcükleri
Şiirlerinizi Bekliyorum


Mümtaz Beğen

Dediğin Olsun
Ey sevdiğim güzel, benle dalaşa
Girme mi diyorsun ? Dediğin olsun...
Öfke oklarını yay gibi kaşa
Germe mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Ne demiştin bana sen geçen salı,
Kesiyorsun şimdi bindiğin dalı,
Sakın ha bir daha, yoluma halı
Serme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Sanma ki arzumdu düşmen bu hale,
Ne yapayım sen de kaldı ihâle,
Bundan sonra bana ne gül ne lâle
Derme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Yarın da var amma, unutma dünü,
Yok yere harcama şu genç ömrünü,
Değmem ben, kaptırma bana gönlünü
Verme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Dayanırsın elbet kışa soğuğa,
Fakat sığmaz bu yük iki koltuğa,
Sen kim, mesut olmak kim, mutluluğa
Erme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Akıntıya karşı çekilmez kürek,
Kolay değil ki bu, güç kuvvet gerek,
Aşk çile demekmiş, yok bende yürek
Sevme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Nerden Bilsin?
Gonca gülü dermemiş,
Gözü güzel görmemiş,
Görmüş sırra ermemiş,
Sevdâyı nerden bilsin !

Varını sunamayan,
Ayazda yunamayan,
Mecnunu oynamayan,
Leylayı nerden bilsin !

Başın alıp gitmemiş,
Halsiz kalıp bitmemiş,
Bir gün dalıp yitmemiş,
Hülyayı nerden bilsin !

Eder gerçeği talan,
Sonra der düş de yalan,
Niyetsiz yatıp dalan,
Rüyayı nerden bilsin !

Tesbih bozmuş dizmemiş,
Köyden öte gezmemiş,
Gölde bile yüzmemiş,
Deryayı nerden bilsin !

Ateşlerde yanmamış,
Zorlukla sınanmamış,
Cennete inanmamış,
Dünyayı nerden bilsin !

Tek varlığı para pul,
Ara ki insanlık bul,
Kulun kulu olan kul,
Mevlâyı nerden bilsin !

Yar Olur Musun ?
Anlatmak ne mümkün yaram derinde,
Derdimin şifâsı senin elinde,
İnanır sözüme durmaz yerinde,
Coşar gelir bana, yâr olur musun ?

Allah aşkına düşünüp bir ara,
Aldırmadan fırtına, tipi, kara,
Benden beklemeyi koyup kenara,
Şaşar gelir bana, yâr olur musun ?

Sevgiye susamış, içip kanmışsam,
Uğruna kül olup, sana yanmışsam,
Sana kucak açmış, seni anmışsam,
Koşar gelir bana, yâr olur musun ?

Yakıp yıkıp, sonra da kaçar mısın ?
Ya da “kısmet” der, yola çıkar mısın ?
Su gibi engelleri yıkar mısın ?
Taşar gelir bana, yâr olur musun ?

Kırıp zincirleri, prangaları,
Sonra üzerine giyip alları,
Ovayı, dağları uzun yolları,
Aşar gelir bana, yâr olur musun ?

Sen İşte
Susma konuş dilinden
Çıksın artık bir çift söz.
Bekliyor bunu senden,
Bak burada iki göz.
Tek isteğim mutluluk,
Umrumda mı el âlem.
Çıktığım bu yolculuk,
Yüreğine bir tanem.
Unutmadınsa eğer,
Aç kapını gireyim.
İnan dünyaya değer,
Varsa kalbinde yerim.
Sabretmemi istersen,
Günü güne eklerim.
Beklememi dilersen,
Ömür boyu beklerim.

Kartpostal
Bilmeliydin bir şeyi,
Sendin tutunduğum dal.
Yıktı bütün her şeyi,
Gönderdiğin kartpostal.

Titremişti ellerim,
Heyecanla açmıştım.
Ya “Canım” ya “Sevgilim”
Yazdığını sanmıştım.

Satır satır taradım,
Saygı ve dilek çoktu.
Yazık ki bulamadım,
Seven bir yürek yoktu.

“Arkadaşım” diyerek,
Mesâfeyi koymuşsun.
Aşk senin nene gerek,
Sen sevgiye doymuşsun.

Vuslat Arzusu
Gönlüm gece gündüz senin derdinde,
Ayları aylara eklemedim mi ?
Vuslat için henüz erken dedin de,
Sabır taşı olup beklemedim mi ?

Çıldırdın galiba sabret diyorsun,
Sanma ki susuzum sanma ki açım !
Ya aşkı bilmiyor, ya sevmiyorsun,
Seni istiyorum, sana muhtâcım !

Vurulup senin o güzel gözüne,
Uğrunda aklımı yitirmedim mi ?
Bağlı kalmak yok mu sende sözüne,
Ben verdim yerine getirmedim mi ?

Çıldırdın galiba sabret diyorsun,
Sanma ki susuzum sanma ki açım !
Ya aşkı bilmiyor, ya sevmiyorsun,
Seni istiyorum, sana muhtâcım !

Var Mısın?
Zor değil kavuşmak sen de istersen,
Kaptan da ben olurum, tayfa da ben,
Mutluluk yaşanan sâhile yelken,
Açalım seninle desem, var mısın ?

Doğmak-ölmek kader, yaşamak sanat,
Söylesene kime yaramış inat,
Takıp kollarımıza iki kanat,
Uçalım seninle desem, var mısın ?

Kargadan başka kuş konmazmış leşe,
Palamuttan başka ne verir meşe,
Birlikte her yere mutluluk, neş’e,
Saçalım seninle desem, var mısın ?

Varsın deli dîvâne desin çoğu,
Dilersen batıya, istersen doğu,
Bırakıp bir kenara varı yoğu,
Kaçalım seninle desem, var mısın ?

Otursak bir yerde şöyle yan yana,
Koyu bir sohbete dalsak can cana,
Doldursa sâkîler biz kana kana,
İçelim seninle desem, var mısın?

Farkına vardın mı? Bu iş uzadı,
Düşünmeden vur bıçağa masadı,
Bizdik sevgi eken, şimdi hasadı,
Biçelim seninle desem, var mısın ?

Öyle Olsun
Çocuk değiliz biz gemi azıya,
Alamayız demek ha...Öyle olsun !
Aşar boyumuzu rast gele suya,
Dalamayız demek ha...Öyle olsun !

Vermemiş devâsız derdi Yaradan,
Mecnun’un derdine Leyla’sı derman,
Seviyoruz diye âleme ferman,
Salamayız demek ha...Öyle olsun !

Attın gittin beni bir kor ataşa,
Vur sen de başını vur taştan taşa,
Yılda bir gün, bir kez senle başbaşa,
Kalamayız demek ha...Öyle olsun !

Öyle bir korktun ki düşmekten dile,
Aylarca çektirdin bin türlü çile,
Ne bugün, ne yarın mutluluk ile,
Dolamayız demek ha...Öyle olsun !

Hasta mı vefâ, öldü mü sadâkat,
Kalmadı mı yüreğinde hiç tâkat,
Senin de tek arzun saadet, fakat,
Bulamayız demek ha...Öyle olsun !

Altmışbeşininci Saat
Ne zaman görüşmüştük seninle en son,
Biliyor musun?
Son tartışmayı, son kavgamızı,
Hatırlıyor musun?
Tamı tamına,
Altmışyedi saat kırkbeş dakika olmuş,
Sen de sayıyor musun?
Tınmadın mı yoksa hiç,
Söylediklerini de mi unuttun,
Ya, benim dediklerim,
Aklına gelip de dolmadı mı gözlerin,
Ağlamadın mı hiç?

“Talihi yâr olanın, yâr sararmış yâresini”
Kanadı mı gönül yaran,
Dedin mi düğün benim neyime, neyime bayram.
Yaradı mı yoksa sana bu ayrılık,
Susma,
Susma hadi konuş,
Neleri paylaşmıştık seninle.
“Hatırla ey peri o mes’ut geceyi /
Çamların altında verdiğin buseyi”
Şarkılarla konuşurduk biliyorsun hep,
Ben;
“Mor salkımlı o sokakta”
bekleyeceğimi söylerdim.
Sen;
“Sevmekten kim usanır / Tadına doyum olmaz / Hangi gönül uslanır / Sevenle
oyun olmaz”
diye verirdin cevap.
Şimdi favori şarkın hangisi acaba?
“Elbet bir gün buluşacağız /
Bu böyle yarım kalmayacak” mı diyorsun,
Ya da ne bileyim,
Sezen’den “Adı Bende Saklı” yı mı dinliyorsun?
Hiç aklımdan çıkmayan bir sözün vardı senin,
“Sevgi sabırla bekleyen yüreklerin içindeydi,
sonu ne olursa olsun” demiştin.
Ama maalesef sen sabredememiştin.

Kaç kez baktın sahiden resmime,
Atamadın değil mi,
Buruşturup çöp sepetine.
Eee, kolay mı gülüm.
Ya çekmecende sakladığın şiirler,
Hangilerini okudun tekrar tekrar.

“Gönül toprağıma yaptım türbeni /
Dirilirsen ben ölürüm unutma”
diye biten şiiri mi?
Hissettin mi o an,
Senin için çarpan yüreğimi,
Takıldı mı ara sıra gözün saate,
“Arardı bu saatte” dedin mi?
Gidip gidip geldi mi elin telefona,
Sen beni aramak istedin mi?
Kolay mı oldu yoksa senin için ayrılık,
Harcanmamış mı saydın onca emeği?
Düğümlenmedi mi boğazına,
Son iki akşamdır iftar yemeği?
Yoktu değil mi konuşmaya cesâretin,
Onun için yazılı gönderdin bayram mesajını.
Bugün yerinde miydi bâri neş’en,
Gönül yıkan kumandan edâsıyla,
Takmış mıydın başına zafer tâcını?

Her neyse,
Geçelim istersen bunları,
Bugün gelinen bu noktada,
Ya sen ne yaptın diyebilir misin?
Tahmin edebilir misin neler yaptığımı,
Ya da bana sormaya cesaret edebilir misin?
Hayır, hayır sorma,
Yine eskiden olduğu gibi
Her şeyi ben düşüneyim,
Sen merakta kalmadan
Ben söyleyeyim.
Sensiz nasılsam eskiden,
Şimdi de öyleyim.
Yine de var tabiî bir fark,
Bu kez bıyığıma da düştü ak.
Aklımdan geçmedi desem yalan olur ama,
Ben senin resmini yırtıp atamadım.
Seni unutmaktan bahsetme hiç,
Ağzından yel alsın derim bu sözü,
Kor gibi dursa da yanıyor hâlâ,
Yüreğimde yaktığın aşkın közü.
Ve duramadım yine,
Sensiz yapamadım,
Aldım elime kağıt kalem,
Bu satırları karaladım.
Senin anlayacağın hâlâ,
Şiirimde sensin,
Gözümde sensin,
Gönlümde sensin,
Çünkü sen, herşeysin!

Veda
Hiç bir şey getirme dile,
Beni anlamadı sanma.
Aşkta kaybetmişsem bile,
Gururumla oynama.

Üzülme, el aç Allaha,
O seni yoluna koysun.
Ararsan beni bir daha,
Sebebi sevdiğin olsun!

Ne bir dilek ne teselli,
Çare olamaz sancıma.
Benim halim zaten belli,
Sakın sen bana acıma.

Meyletme rüzgara yele,
Bir selam dahi yollama.
Öldüğümü duysan bile,
Hüzünlenip ağlama.

Madem ki böyle istedin,
Giderken ardıma bakmam.
Artık kim ne derse desin,
Sigarayı bırakmam.

Üzülme, el aç Allaha,
O seni yoluna koysun.
Ararsan beni bir daha,
Sebebi sevdiğin olsun

Seni Aradım
Hasretin ok oldu deldi bağrımı,
Yurt yurt, il il, elde seni aradım.
Dindirirsin diye gönül ağrımı,
Derman bildim dilde seni aradım.

Sevmişim ki seni ben ölesiye,
Yokluğun döndürdü beni deliye,
Kaptırdı mı acep kendini diye,
Azgın suda, selde seni aradım.

Sensiz yapamadım hop hop hopladım,
İşten yok dediler, evi yokladım,
Bir bilsen kaç türlü çiçek kokladım,
Lâle, nergis, gülde seni aradım.

Beş vakit namazda gece niyazda,
Durmadım ne sıcak ne de ayazda,
Şarkıda, türküde çalınan sazda,
Perdelerde, telde seni aradım.

Yakın bir yerdeydin hissediyordum,
Yürüdüm sahile melteme sordum,
Lodosu bile “dur” dedim durdurdum,
Esen rüzgâr, yelde seni aradım.

Yoruldum kalmadı ya bende kafa,
Akıllıya sordum, inandım safa,
Ne haberler saldım her bir tarafa,
Sahralarda, çölde seni aradım.

Ağustosta Kar
Ağlasan hisseder burdan duyardım,
Zor günde yanında yine ben vardım,
Demek senin için sâde kumardım,

Başkası için at bundan sonra zar,
Yağdırdın gönlüme Ağustosta kar!

Hani sen sevince başka severdin,
Sev de Leyla kimmiş, bende gör derdin,
Ne yüzüm güldü ne bir gün gösterdin,

Bir bir anlatmaktan ar ederim ar,
Yağdırdın gönlüme Ağustosta kar!

Dedin mi bir gün al şunu yesene,
Bildiğin tek şey var çıkıp gelsene,
Haydi artık sende bir şey desene,

Çektiğim yetmez mi dahası mı var?
Yağdırdın gönlüme Ağustosta kar!

Boşa gider sıkma artık kurşunu,
Kıymetlisin, kursun anan turşunu,
Biraz geç de olsa anladım şunu,

Senden ne sevgili olur ne de yâr,
Yağdırdın gönlüme Ağustosta kar!

Bir 14 Şubat Şiiri
Ne yaptım ki sana gözümün feri,
Döktürdün Şubatta bana bu teri,
Yanlış söz dedim de sözümü geri
Almam mı gerekir, niyetin bu mu?..

Diyorlar ki bana bir hiç yerine,
Hayır demez hatun kişi erine!..
Sırrı çözmek için daha derine
Dalmam mı gerekir, niyetin bu mu?...

Sabrımı sınadın, denedin lafta,
Yıl on iki aydır, ay da dört hafta,
Gönlünde yerim yok, sürekli rafta
Kalmam mı gerekir, niyetin bu mu?...

Yeminime güven sözüme inan,
Yalnız sensin benim derdime derman,
İkna olman için aleme ferman
Salmam mı gerekir, niyetin bu mu?..

Haydi göster artık elden farkını,
Meramın yormak mı adı saklını,
Gayret edip bir kez daha aklını
Çelmem mi gerekir, niyetin bu mu?..

Bilirsin yorulmam hatta acıkmam,
Yanlış ise yola en başta çıkmam!..
Doğrusunu söyle, usanıp, bıkmam
Yılmam mı gerekir, niyetin bu mu?..

Susuyorsun hâlâ nedir nedeni,
Yeni mi tanıdın sanki sen beni,
Vurduğun yer olan kalbimden seni
Silmem mi gerekir, niyetin bu mu?..

Gösterdi mi takvim on dört Şubatı,
Asıyorsun birden gülen suratı,
İllâki her sefer geçip sıratı
Gelmem mi gerekir, niyetin bu mu?..

Anla beni lütfen ey gözü karam,
Hem sırası değil, hem de yok param,
Düşüp ardın sıra seni aramam
Bulmam mı gerekir, niyetin bu mu?..

Tamam, ruhum kölen, emrinde tenim,
Farzet ki sen bensin, ya da ben senim,
Bu seferde yine kapıyı benim
Çalmam mı gerekir, niyetin bu mu?..

İşin yoktu güya kinle nefretle,
Ezim ezim ezdin türlü külfetle,
Üç günlük dünyada her gün hasretle
Dolmam mı gerekir, niyetin bu mu?

Gül gibi gönlümü daldan koparıp,
Saklarsın sanmıştım özenle sarıp,
Her geçen gün biraz daha sararıp
Solmam mı gerekir, niyetin bu mu?..

Bu ayrılığa ben olsam da sebep,
Bu mudur büyüklük, bu mudur edep,
Saçımı başımı tutam edip hep
Yolmam mı gerekir, niyetin bu mu?..

Kalmadı vallahi ağzımda hiç tat,
Ne keyfim var şimdi ne gönlüm rahat,
Zaten Mecnunundum, şimdi de Ferhat
Olmam mı gerekir, niyetin bu mu?..

Sordum ululara, nice âlime,
Rastlanmamış senin gibi zâlime,
Yoksa ağlanacak garip halime
Gülmem mi gerekir, niyetin bu mu?..

“Teşekkür” diyorsun bir de giderken,
Demek ki aslında bu vedâ erken!..
Uzun yıllar mutlu yaşamak varken
Ölmem mi gerekir, niyetin bu mu?..

  "Dediğin Olsun" adlı şiir kitabından..

Mümtaz Beğen